Mahir Kaynak - Sil Bastan isimli kitapta dikkatimi ceken bir konu…
Guneydogu’daki insanlarin ihtilaflari cok ciddi boyutta degildir, hatta ayrilma gibi bir egilimleri sozkonusu bile degildir. Cunku kendi kuracaklari bir devlet icerisindeki konumlarinin Turkiye icerisindeki konumlarindan daha iyi olmayacaginin farkindadirlar.
Genel olarak deniliyor ki, iste bizde hicbir ayrimcilik yok, iste Kurtler milletvekili oluyor, hatta kendi nufuslarina oranla fazla sayida milletvekilleri bile var. O halde neden sikayet ediyorlar? Bu sikayetin sebebini anlamak lazim..
Guneydogu’da secim isleri ulkenin batisinda oldugu gibi degil.. Diger bolgelerde siyasi partiler geliyor, halka birtakim seyler anlatiyorlar. Ama yalan ama dogru, sonucta halkin oyunu almaya calisiyorlar. Guneydogu’da olay boyle degildir. Gidersiniz, asiret reisiyle konusursunuz, besbin oy bu tarafa, on bin oy su tarafa gider. Siradan Kurt insaninin hicbir secim hakki yoktur.
Ikincisi egitim olanaklari yoktur. Egitim derken, okuma yazma ogrenmesini kasdetmiyorum. Onun bu hayatini degistirecek, onu ozgurlestirecek, ona meslek ogretecek ve bagimsiz hareket etmesini saglayacak herhangi bir egitimleri yoktur. Yani bir Kurt’un kaderi asiret icerisinde baslar ve asiret icersinde biter. Sunun icin soyluyorum: Acaba bu Kurtler dogusurken kendilerini T.C.’nin hasmi olarak mi yoksa bu duzenin hasmi olarak mi goruyorlar? Bunu iyi tesbit etmek lazim.
Devletin PKK ile baslayan mucadelesinde bugune kadar resmi rakamlara gore 30 bin, gayri resmi rakamlara gore belki de daha fazla insan oldu. Bunlar kendi aralarinda da catisiyorlar. Siz diyorsunuz ki, iste Kurt milletvekilleri var, basbakan oluyorlar, cumhurbaskani oluyorlar, her yol acik. Fakat sorun surada: Oradaki adam diyor ki, benim kaderimin degismesi lazim. Istersen 550 milletvekilini de Kurt yap, bu benim kaderimi degistirmiyor. Yani ben asiret cercevesi icinde baslayan ve biten bir omre razi degilim.. Kisacasi, ozgurluk istiyorlar. Tore dedikleri ve herseyi baski altinda tutan oradaki yapiy karsi savasiyorlar..
Turkiye’de yonetimi etkileyen veya etkin cevrenin etrafinda toplanmis birtakim insanlar var. Butun bildikleri, “bu adamlara okuma-yazmayi ogretelim, Ataturk ilkelerini ogretelim”. Bos bunlar kardesim, bunlar yanlis seyler.. Meslek ogret once onun yaninda ne soyleceksen soyle. Sunu da aciklikla ifade edeyim ki, bu bolgedeki insanlara en iyi imkanlari saglayacak ulke, yine T.C.’dir. Bizden ayrilirsa, bizim disimizda kurulacak bu ulke Banglades gibi bir yer olur.
Meselenin cozumu basittir. Turkiye, butun kaynaklarini bu catismalarda harcamistir. Simdi bu imkanlari bundan boyle egitime, mesleki egitime ve is ortami hazirlamaya kullanmalidir.
————————
Bediuzzaman Said Nursi’nin dusunceleri…
Said-i Nursi Vanda gecirdigi bu sure icinde halkin en buyuk dusmanlarindan biri olan cahilligin iyice farkina varir ve bunun egitim ile cozulebilecegini, ozellikle bolge halkinin buna cok ihtiyaci oldugunu tespit eder. Buna binaen donemin en unlu egitim merkezi olan El-Ezher Universitesine mukabil Diyarbakir, Van ve Bitliste kurulacak Medresetul Zehra diye adlandirdigi bir universite projesini kafasinda olusturur. Ve 1907de Istanbula gider. Burada 2.Abdulhamite isteklerini iceren bir dilekce sunar.
2.Abdulhamite yazdigi dilekcenin metni donemin Sark ve Kurdistan adli gazetesinin birinci sayisinda soyle yayinlanir:
“Su medeniyet dunyasinda ve bu ilerleme ve yaris caginda diger arkadaslari gibi Kurtlerin de ilerlemeye ayak uydurabilmesi icin hukumetin yardimi ile Kurdistanin kasaba ve koylerindeki mekteplerin kurulmus olmasi memnuniyetle gorulmekte ise de bu mekteplerden Turkceyi az da olsa ogrenmis olan cocuklar ancak yararlanabilmektedir. Turkceyi bilmeyen Kurt cocuklari ise, medreselerde okutulan ilimleri terakki etmenin biricik kaynagi olarak bilmektedirler. Yeni acilan bu mekteplerdeki ogretmenlerin mahalli dili (Kurtce) bilmemeleri dolayisiyla bu cocuklari egitim ve ogretimden mahrum birakmaktadir. Bu ise vahsete, karisikliga, dolayisiyla batinin gurultu ve patirti cikarmasina sebep oluyor. Ayni zamanda halkin devamli olarak vahset ve taklitte yerinde saymasi, surekli olarak vehim ve suphelerin etkisi altinda kalmalarina sebep oluyor. Eskiden her yonden Kurtlerden geri olanlar bugun onlarin hala yerinde saymalarindan dolayi cesitli sekillerde istifade etmektedirler. Bu ise, biraz olsun hamiyet duygusu tasiyanlari dusundurur. Bu uc nokta, Kurtler icin gelecekte korkunc bir darbe hazirliyor gibi ileri goruslu olan kimseleri yaralamistir. Bunun caresi, ornek olacak sekilde bu konuda tesvik ve ragbete onculuk yapmasi icin Kurdistanin farkli yerlerinde yeni medreselerin acilmasi ve bir kisim medreselerin de canlandirilmasi, Kurdistanin maddi ve manevi olarak geleceginin garanti edilmesi acisindan onemlidir. Bunun ile egitimin temelleri atilmis olur. Iste o zaman herkesten cok adalete muhtac ve medeni olmaya musait olan Kurtler fitri cevherlerini gostereceklerdir.…
0 Yanıtlar to “Kurt Kimligi ve PKK”
Cevap Ver